Siyanür: ölümcül algıların ötesindeki gerçekler!

2 minutes, 55 seconds Read

Siyanür nedir?

Siyanür, karbon ve azot ihtiva eden bir grup kimyasal maddeye verilen genel bir isimdir. Siyanür bileşikleri hem doğal olarak bulunan hem de insanlar tarafından üretilen (antropojenik) kimyasallardan oluşur. Eklem bacaklılar, böcekler, bakteriler, yosunlar, mantarlar ve daha üst yapıdaki bitkilerin çeşitli türleri dahil siyanürün iki binden fazla doğal kaynağı bulunmaktadır.

Siyanürün doğada bulunuşu

Hidrojen siyanürün (HCN) doğal kaynağı amigdalin adı verilen şekerimsi bir bileşik olup, kayısı, fasulye filizi, mahun cevizi, kiraz, kestane, mısır, kuru fasulye, mercimek, nektarin, şeftali, yer fıstığı, pecan cevizi, antep fıstığı, patates, soya fasulyesi ve ceviz dahil pek çok meyve, sebze, çekirdek ve kabuklu yemişte bulunur. Acı bademin çekirdeğinde amigdalin şeklinde yaklaşık 1 mg HCN bulunur. Diğer birçok yiyecekte bulunan siyanür miktarları Çizelge 1’de görülmektedir.

siyanür

 

Altın madenciliğinde siyanür

Altına yüksek değer verilmesinin nedenlerinden birisi, kimyasalların hemen tamamının etkisine olan direncidir. İstisnalardan birisi, kıymetli metali çözündüren siyanür veya daha doğru bir ifade ile siyanür içeren çözeltidir. Siyanür, madencilikte, kırma ve graviteyle ayırma gibi basit fiziksel süreçlerde kolayca zenginleştirilemeyen ve özellikle düşük tenörlü cevherlerden altını (ve gümüşü) elde etmede kullanılır.

Siyanür asla kansere neden olmaz

Günlük yaşamda siyanüre maruziyetin pek çok kaynağı (otomobil egzoz gazı, tütün dumanı, yangınlar gibi) olmakla beraber bünye böylesi küçük miktarlardaki siyanürü daha az toksik bir bileşik olan tiyosayanata dönüştürüp ardından dışarı attığından siyanür dokularda birikmemektedir. Siyanürün kansere, kusurlu doğumlara veya olumsuz olarak etkilenmiş üremeye neden olduğu bilinmemektedir.

Siyanürün çevreye etkisi yok denecek kadar az

Maden sahalarındaki siyanürün hayvanlar üzerindeki önemli olumsuz etkileri konusunda az sayıda rapor vardır. Sodyum siyanür ve siyanür içeren çözeltiler maden sahalarında kısıtlı alanlarda kullanılmaktadır. Yürüyen veya sürünen hayvanların bu alanlara erişimi duvarlar, beton platformlar, hendekler ve perdelerle önlenirken, tesislerdeki insan varlığı da hayvanların yaklaşmasında caydırıcı bir rol oynamaktadır. ABD’de hükümet yetkililerinin değerlendirmeleri, standart sınırlayıcı tasarımların ve iyi mühendislik kontrolünün memeli, sürüngen ve amfibilere olabilecek tehditleri etkin bir şekilde azalttığını göstermiştir. Özellikle ABD’nin batısındaki gibi, nispeten kurak ve madencilikte siyanür kullanımının oldukça yaygın olduğu bölgelerde duyulan temel endişe her zaman, başta göçmen kuşları olmak üzere, kuşların açık havuzlardaki siyanüre maruz kalmalarıdır. Bu bağlamda, Nevada’da siyanürlü çözeltilere maruz kalmaları sonucu ölen kuş sayısı 1990’da yaklaşık 1300’den, 1995’de 220’ye düşerek %83 azalmıştır. Bu iyileşme daha ziyade açık havuzlarda WAD siyanür konsantrasyonunu 50 ppm altında tutmakla mümkün olmuştur. Bu konsantrasyondaki WAD siyanür, diğer yaban kuşları ve yaban hayatına oranla siyanüre çok daha duyarlı olduğu belirlenmiş olan ördekler için bile toksik değildir.

 

! Bu yazı http://madenhabercisi.com ‘a aittir. İzinsiz kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır !

 

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!